Erdoğan: Terörsüz Türkiye çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı
Ankara, 19 Şubat (Hibya) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen “Şehit Aileleri ile İftar” programında konuştu.
Ankara, 19 Şubat (Hibya) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen “Şehit Aileleri ile İftar” programında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Ramazan ayının bu ilk iftarında davetimize icabet ettiğiniz, soframızı onurlandırdığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu mübarek ayda başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’te bizlerle beraber olduğunuz için sizlere en kalbi duygularla selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi canıgönülden tebrik ediyorum.
Rahmet ve bereket mevsiminin ülkemiz, milletimiz ve bütün İslam alemi için hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.
Sözlerimin hemen başında vatanı, milleti, bayrağı ve canından aziz bildiği değerleri uğruna hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Bu kutlu yolda mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş kardeşlerimizi de şükranla yad ediyor, hepsine bereketli ömürler temenni ediyorum.
Şehitlerimizin aziz emanetleri olan sizlere, şehit ailelerine Rabbim her daim sabrı cemil ihsan eylesin.
Vatanı için, milleti için, inancı için, milletinin istikbali için canın geçmek şüphesiz fedakarlığın, kahramanlığın en büyüğüdür. Şehitlik mertebesine ulaşmak, Hakkın katında ne kadar kıymetliyse, geriden kalanların sabırlı ve metanetli olmaları da aynı derecede kıymetlidir.
Şehit ailelerimizin bu hassasiyeti, her zaman gözettiğinin asaletlerini ve metanetlerini her zaman koruduğunun bizler yakın şahidiyiz. Sizlerle milletçe iftihar ettiğimizi burada tekraren vurgulamak istiyorum.
Milletimiz, bin yıldır yaşadığı bu toprakları kendisine ebedi vatan kılmak için çok çetin imtihanlardan geçti. Haçlı Seferlerine, Moğol saldırılarına, işgal teşebbüslerine maruz kaldık. Nice şehrimiz, talan edildi. Kasabalarımız, köylerimiz defalarca yakıldı, yıkıldı, harap oldu. Ama ne yaptılarsa bizi bu topraklardan söküp atamadılar.
Günde beş defa gökyüzüne yükselen Ezanı Muhammedileri, susturamadılar. Gönderde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımızı indiremediler. Devletimizi işgal, milletimizi esir edemediler.
Şunu bugün bir kez daha gururla söylemek isterim: Can verdik, canımızdan aziz bildiğimiz evlatlarımızı toprağa verdik fakat tarihimizin hiçbir döneminde istiklalimizden taviz vermedik.
Karşılaştığımız bütün badirelerden şehitlerimizden aldığımız ilhamla Malazgirt ruhuyla, Çanakkale ruhuyla kurtulduk. İstiklal harbinde yedi düvele karşı bu ruhla galip geldik. Kıbrıs’ta akan kanı bu ruhla durdurduk. 15 Temmuz destanını bu ruhla yazdık.
Ekonomik saldırıları, milli birliğimizi ifsat etmeye yönelik manipülasyonları ve dezenformasyon kampanyalarını bu ruhla bertaraf ettik. Yaklaşık 50 yıldır devam eden terörle mücadelemizi bu ruhla sürdürdük.
Burada şu hususu da hatırlatmakta fayda görüyorum. Şehitlerimizin hayatları pahasına bize emanet ettiği değerler vatandır, ezandır, bayraktır, bağımsızlıktır, milletin hak ve hukukunu korumaktır.
Biz de tam 23 yıldır bu emanetlere sahip çıkmanın, bu emanetlere gölge düşürmemenin mücadelesini veriyoruz.
Bakınız bugün dünya siyaseti, yeni baştan şekilleniyor. Yakın çevremizde çok ciddi krizler, çatışmalar ve gerilimler yaşanıyor. Yıllarca bize ahlak satan, demokrasiden dem vuran, tekellerine aldıkları hak, hukuk, özgürlük kavramlarını bir sopa olarak kullanan aktörlerin çirkin yüzleri tek tek ortaya çıkıyor.
Medeniyet dediklerinin tek dişi kalmış canavar olduğunu hepimiz bir kez daha görüyoruz. Devletimiz, tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde bu zorlu süreçleri hamdolsun çok başarılı bir şekilde yönetmektedir.
Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da tuzak kuranlarla birlikte kuzu postu giydirilmiş sırtlan sürülerinin de gayet farkındayız. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, kendi güvenliği için yalnızca sınırları dahilinde değil, sınırların ötesinde de her türlü adımı atmaktadır.
Nerede bir tehdit ve tehlike varsa kimseden icazet almadan kaynağında etkisiz hale getiriyoruz. Kahraman ordumuzun ve diğer güvenlik birimlerimizin operasyonları sayesinde terör örgütlerinin hareket kabiliyetini ciddi ölçüde sınırlandırdık.
Savunma sanayiinde 23 yılda geldiğimiz seviye zaten ortada. Daha önce yüzde 80 oranında yurt dışına bağımlı olduğumuz bu alanda şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştık.
Bugün İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, roketler, gemiler, helikopterler ve tanklar dahil hemen her alanda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayabiliyoruz. İnşallah yarın sıra savaş uçaklarına, uçak gemilerine gelecek.
Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun azmettik, çalıştık, kendimize güvendik ve işte 23 yılda buralara geldik.
Şimdi sahadaki tüm bu kazanımları kalıcı hale getirmek istiyoruz. Bundan 16 ay önce başlattığımız Terörsüz Türkiye çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı. Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemize yönelik güvenlik risklerinde ciddi manada azalma oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurduğumuz komisyonumuz, 5 Ağustos’tan beri yürüttüğü çalışmaları dün itibarıyla nihayete erdirdi.
Ülkemizde bunlar yaşanırken komşumuz Suriye’de de güzel gelişmeler yaşanıyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden çözülmesi noktasında geçen ay anlaşmaya varıldı. Tam entegrasyona giden süreç başlamış oldu.
Büyük bir hassasiyetle ve çok boyutlu olarak yürüttüğümüz bu çalışmaları inşallah kazasız, belasız menziline ulaştıracağız.
Başta şehit yakınlarımız olmak üzere 86 milyonun emanetini taşıdığımızın bilinciyle fevkalade dikkatli, tedbirli ve titiz hareket ediyoruz.
Yaklaşık yarım asırdır milletimizin yüreğini yakalan bu musibetten Türkiye’yi inşallah ebediyen kurtarmakta kararlıyız.
Bunu da 23 yıldır olduğu gibi şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri emanetlere leke sürdürmeden o kahramanların aziz ruhlarını incitmeden şühedanın kemiklerini asla sızlatmadan başarmak niyetindeyiz.
Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir girişime, söze, tavır ve eyleme müsamahamızın olmadığını ve olamayacağını en iyi sizler biliyorsunuz.
Çözümsüzlükten beslenenler, gerilime ve çatışmaya bel bağlayanlar, Türkiye’nin ayağındaki kanlı prangadan kurtulmasını istemeyenler bizim hüsnüniyetimizi görmese de sizler samimiyetimizi görüyorsunuz.
Allah’ın izniyle bunların oyunlarına gelmeyeceğiz. Uyanık olacak, aramıza nifak sokmaya çalışanlara prim vermeyeceğiz.
Sizler, bize aziz şehitlerimizin emanetlerisiniz. Emanete layıkıyla sahip çıkmak, bizim boynumuzun borcudur. Devletimiz, dün olduğu gibi yarın da tüm imkanlarıyla yanınızda olmaya devam edecektir.
Siz, şehit yakınlarımız için son 23 yılda daha önce gündemde bile olmayan nice hizmeti, imkanı, hakkı, kolaylığı devreye aldık.
İlave istihdam hakkından aylıklara, gazilerimize bakım desteğinden araç alımında ÖTV muafiyetine, yavrularımızın özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanmasından faturalarda ve seyahatlerde indirim hakkında çok geniş bir yelpazede şehit yakınları ve gazilerimizin yanında olduk.
Şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak için 4 bin 227 okul, cadde, sokak ve kamu alanına onların isimlerini verdik. Kıbrıs Barış Harekatı şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize 31 bin 271 madalya tevcihini tamamladık. Daha burada sayamayacağımız pek çok hizmeti ve imkanı Allah’a hamdolsun şehit yakınlarımızın istifadesine sunduk.
İnşallah bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacak, sizlere her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz. Bu duygularla Ramazan-ı Şerif’inizin tekrar mübarek olmasını diliyorum. Bu ay boyunca tutacağınız oruçların, yapacağınız ibadetlerin Hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum.”
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 catalcagundem Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.