Kacır: Ay Araştırma Programımızda bugün yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaşmış olduk
Ankara, 14 Eylül (Hibya)-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ay Araştırma Programı kapsamında Ankara’da basın açıklaması yaptı.
Ankara, 14 Eylül (Hibya)-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ay Araştırma Programı kapsamında Ankara’da basın açıklaması yaptı.
Bakan Kacır'ın konuşmasında satır başları şu şekilde:
'' Bugün Ay Araştırma Programımızda önemli bir eşiği geride bırakıyoruz. Ay'a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız uzay aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimize uğurluyoruz. Türkiye'nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlar, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için stratejik avantajlar sunduğu anlayışı ile hareket ederek kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye hedefine adım adım ilerliyoruz. Bu anlayışın ilk örneğini savunma sanayisinde sergiledik. İnsansız hava araçlarının muharebe sahasında oluşturacağı dönüşümü erkenden gördük. Kendi platformlarımızı ve kritik teknolojilerimizi geliştirerek ülkemizi insansız hava araçlarında dünyada öncü konuma taşıdık.
Ülkemiz için benzer bir fırsat penceresi uzay teknolojilerinde mevcut. Son 20 yılda fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüş, uzay çalışmalarını birkaç ülkenin tekelinden çıkardı. Uzay artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği; tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni çözümlerin hızla geliştirildiği ve yaygınlaştığı bir sahaya dönüştü.
Uzay bugün, bilimsel keşiflerin yanı sıra teknolojik üstünlüğün, ekonomik rekabetin ve stratejik bağımsızlığın da en önemli mücadele alanlarından biri haline geldi. Milli teknolojisini gerçekleştiren, bilimde ve teknolojide küresel ölçekte iddia sahibi olan ve hedef ufkunu daima yukarı taşıyan ülkemizi, uzayın sunduğu bilimsel, teknolojik ve ekonomik fırsatlardan en üst düzeyde yararlanan ülkeler arasına taşımaktan kararlıyız.
Bu vizyonu mümkün kılmak üzere Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda kararlı adımlarla insan kaynağımıza yatırım yaparak, araştırma ve teknoloji altyapımızı geliştirerek, kritik kabiliyetlerimizi yerleştirerek Türkiye'yi kendi uydularını tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda başarıyla işleten sayılı ülkeler arasına taşıdık.
İlk meyvelerini Türksat ve Rasat uydularıyla aldığımız uydu teknolojilerinde yerlileşme ve millileşme çalışmalarımızın eseri gözlem uydumuz Göktürk-2, 13 yıldır uzaydaki gözümüz olarak görev yapıyor.
Göktürk-2 ile kazandığımız mühendislik birikimini Türkiye'nin ilk metre altı çözünürlüklü yer gözlem uydusu İMECE ile çok daha ileri bir seviyeye taşıdık. Yüzde 90'ın üzerinde yerlilik oranına sahip İMECE uydumuzda metre altı çözünürlükte elektro-optik kameradan uçuş bilgisayarına, elektrikli itki sisteminden haberleşme alt sistemlerine pek çok kritik teknolojiyi kendi imkanlarımızla geliştirdik.
Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaştığımız Türksat 6A ile Türkiye'yi kendi haberleşme uydusunu tasarlayan ve üreten 11 ülke arasına taşıdık. Gerçekleştirdiğimiz her bir proje yeni kabiliyetlerin ve kazanımların önünü açıyor. Edindiğimiz her yeni yetkinlik, daha ileri teknolojiler geliştiren, daha karmaşık ve iddialı projeleri hayata geçiren bir ülke olarak özgüvenimizi pekiştiriyor.
Yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip, afet iletişimi, kamu hizmetleri ve güvenli haberleşme ihtiyacına cevap verecek ek görev yüklerini bünyesinde barındıracak Türksat 7A uydumuzun çalışmalarına başladık.
Yeni nesil takım uydularımız İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen, aynı bölgeden daha sık veri alabilen bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturmak üzere adım attık.
İnşa ettiğimiz teknoloji ekosistemi ile uzayın sunduğu eşsiz fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmaya, uzay teknolojilerini ülkemizin kalkınmasının itici unsurları arasına taşımaya kararlıyız.
Milli Uzay Programımızda ülkemizin uzaydaki yol haritasını ortaya koyduk. Türkiye'yi uzayda daha etkin, daha bağımsız ve daha iddialı bir konuma taşıyacak on temel hedef belirledik.
Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 bilimsel deneyi başarıyla icra etti. Diğer astronotumuz Cihangir Atasever, 7 deneyi gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçuşunu tamamladı.
Kuşkusuz ki Milli Uzay Programımızın en iddialı, mühendislik açısından en zorlu hedeflerinden biri Ay Araştırma Programımız.
Ay, uzay çağının başlangıcından bu yana insanlığın en önemli keşif hedeflerinden biri olageldi. 1960'lı yıllarda hız kazanan araştırmalar, 1969'da insanın Ay'a ilk adımını atmasıyla bilim ve teknoloji tarihinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Bugün ise Ay yeniden küresel uzay çalışmalarının kalbinde yer alıyor.
Zira Ay'ın oluşumu, yüzey özellikleri, radyasyon ortamı, manyetik yapısı ve Güneş'le etkileşimi, bilim dünyasının halen cevap aradığı pek çok soruyu barındırıyor. Bunun yanı sıra Ay'da gerçekleştirilen araştırmalar, uzun süreli derin uzay operasyonlarında ihtiyaç duyulacak teknolojilerin geliştirilmesi, sınanması ve bu alanda operasyon tecrübesi kazanılması açısından eşsiz imkanlar sunuyor.
Bugüne kadar yalnızca sekiz ülke Ay görevi gerçekleştirdi. Biz de kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızda, Ay görevi gerçekleştiren dokuzuncu ülke olmayı hedefliyoruz.
Bilim tarihimize yön veren bilim insanlarımızın mirasını Ay yörüngesinde gerçekleştireceğimiz bilimsel araştırmalarla yaşatacağız.
2027'nin ilk aylarında fırlatmayı planladığımız uzay aracımızın, yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasını öngörüyoruz. Burada en az üç ay boyunca operasyon yürüteceğiz. Performansına bağlı olarak bu süreyi 1,5 yıla kadar uzatabileceğiz.
Bu süre boyunca Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyi ile etkileşimini, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarını, Ay'ın manyetik alanlarını ve yüzeyin ısıl özelliklerini inceleyeceğiz. Yerli olarak geliştirdiğimiz bilimsel ekipmanlarımızla Ay'daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştireceğiz.
Uzay aracımızın bilimsel çalışmalarını tamamladıktan sonra kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırmayı hedefliyoruz. Kendi imkanlarımızla geliştirdiğimiz hibrit itki sistemimiz de bu görevin kritik unsurlarından biri olacak. Sistemimizi yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yüzeyine ulaşmak üzere gerçekleştirilecek Ay yörüngesinden çıkarma ateşlemelerinde kullanacağız.
Bu bilimsel görevi icra edecek yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki uzay aracımızı yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettik. İMECE ve Türksat 6A projelerinde geliştirdiğimiz uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısı kontrolü ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerden Ay uzay aracımızda yararlandık.
Uydu teknolojilerinde yıllar içinde inşa ettiğimiz bilgi birikiminin eseri olan uzay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmalarını başarıyla tamamladık. Şimdi Ay uzay aracımızı, Ay yolculuğu öncesindeki en kritik aşamalardan biri için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne yolcu ediyoruz.
Burada icra edilecek testlerle aracımızın fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanıklılığını doğrulayacağız. Isıl vakum testleriyle uzay ortamını, yapısal testlerle fırlatma koşullarını, elektromanyetik uyumluluk testleri ile aracımızdaki sistemlerin birlikte güvenli ve uyumlu şekilde çalışmasını sınayacağız.
Testlerin tamamlanmasının ardından aracımızı TÜBİTAK UZAY'ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden yeni temiz oda ve entegrasyon tesisimize getireceğiz. Buradaki nihai kontrollerin ardından Ay uzay aracımızı fırlatma için Kennedy Uzay Üssü'ne göndereceğiz. Hava, saha ve yörünge koşullarının elvermesi halinde aracımızı 2027 yılının ilk aylarında uzaya uğurlamayı hedefliyoruz.
Değerli misafirler, uzay projeleri doğası gereği uzun soluklu ve karmaşık mühendislik çalışmalarıdır. Bir uzay aracının uçuşa hazır hale gelmesi, binlerce parçanın, onlarca alt sistemin ve farklı mühendislik disiplinlerinin kusursuz bir uyum içinde çalışmasıyla mümkündür.
Türkiye'nin ilk derin uzay görevi olması bakımından Ay Araştırma Programımızın geldiği aşamayı da bu perspektifle değerlendirmek gerekiyor. 2022 yılının başında resmen başlattığımız programımızda bugün yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaşmış olduk. Üstelik bunu ülkemizin daha önce gerçekleştirmediği bir derin uzay görevi için büyük ölçüde kendi insan kaynağımızı, altyapımızı ve yerli teknolojilerimizi değerlendirerek gerçekleştirdik.
Uzay aracımızın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV'nin yanı sıra yerli teknoloji firmalarımız ve girişimlerimiz de görev aldı. Bugüne kadar 200'den fazla mühendis, araştırmacı ve teknik personel bu büyük hedef için emek verdi.
Ay Araştırma Programımız, Türkiye'nin yıllar içinde inşa ettiği teknoloji ve mühendislik ekosisteminin ortak eseri. Bu büyük hedefe alın teriyle, akıl teriyle katkı sunan, bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan tüm çalışma arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyor, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Değerli basın mensupları, bildiğiniz gibi 31 Ağustos 2026'da NASA Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiğimiz imza töreni ile ülkemize ve diğer gök cisimlerine yönelik yürütülecek sivil uzay faaliyetlerinde uluslararası iş birliklerini teşvik etmeyi amaçlayan çok taraflı bir uzlaşı olan Artemis Anlaşması'na katıldık.
Türkiye olarak uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına olacak şekilde keşfedilmesi ve kullanılması hedefleri doğrultusunda uluslararası iş birliklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.
5-9 Ekim 2026'da Antalya'da düzenleyeceğimiz 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde tüm dünyadan 10 bin'e yakın katılımcıya ev sahipliği yapacak, uzayın geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz.
Türkiye olarak adım adım savunma sanayimizdekine benzer güçlü bir ekosistemi uzay alanında inşa etmek üzere Ankara'da Türkiye Uzay Ajansı, TÜBİTAK ve ODTÜ iş birliğinde bir Uzay Teknolojileri Geliştirme Bölgesi kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Somali'de çalışmalarını sürdürdüğümüz uzay limanı, Türkiye'nin uzaya bağımsız erişiminin önünü açacak, küresel düzeyde artan uzaya erişim talebini karşılayarak uzay ekonomisinden daha fazla pay almamızı sağlayacak.
Her yıl on binlerce gencimizin katıldığı TEKNOFEST roket ve uydu yarışmaları, üniversitelerimizde uzay ve havacılık bölümlerine yönelik muazzam ilgi gösteriyor ki ülkemiz kendi insan kaynağı, yetkinlikleri, altyapısı ve tecrübesiyle Türkiye Yüzyılı'nda uzaya mührünü vuran ülkelerden biri olacak.
Türkiye'nin ufkunu daima daha ileri taşıyan Milli Teknoloji Hamlemize ve Milli Uzay Programımıza liderlik eden ve ülkemizin uzay yolculuğuna destek ve himayelerini esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı arz ediyorum.
Bu vesileyle bugün başlayan 2026-2027 eğitim yılında tüm öğrencilerimiz ve öğretmenlerimize sağlık ve başarı temenni ediyor, Ay Araştırma Programımızın ülkemize, milletimize ve bilim dünyasına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sağ olun.''
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 catalcagundem Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.